Ne Yer Ne İçeriz?
Dans Buluşma iki ekonomik krizin peşi sıra açılmış bir kurum olarak “abi delilik yapıyorsun. Nasıl para kazanmayı umuyorsun? Bu ülkede sanat yaparak mutlu olamazsın.” ve benzeri uyarıları yemez; bildiğini, inandığını yapar. “Param yok” diye mutsuz olmaz çünkü ilk öncülü asla para değildir. Ama parasını kazanmayı da bilir. En nihayetinde kendi cumhuriyetini kurmuş değildir ve kapitalizmin içinde yaşar. Para mevzu bahis olduğunda “paranın ne önemi var” cinliklerini de yemez. İnandığı projeler, kişi ve kurumlarla kardeşlik bağı kurar. Burslara inanmaz. İnandığı insanlarla parasız eğitime girer okyanus suyu içer. Sabahları mutlaka muzlu süt ya da portakal suyu içer, öğle yemeklerinde bol bol göbek salata yer. Dans Buluşma’nın kapıları herkese açıktır, ancak anlayışına uymayan yöntem, teknik, tavır ve kişilikleri yemez çünkü sindiremez. En iyi savunmanın saldırı olduğuna inanmaz. Amerikan tarzı reklam anlayışına bel bağlamaz.
Yaptığı işle anılmayı tercih eder. Ana haber bültenlerinin sos kısmında “kadın-güzellik ve dans” başlıklı konularda ismi geçemez, yemez. Kültür-sanat programlarında projeleriyle konu olur ve adı bu şekilde geçer. Bu yamuğu yapan herhangi biri olursa önce konuşma yoluyla iknayı dener olmazsa susar en sonunda da “tamam o zaman, ben seni anladım” der. Tarihe mal olmuş kişilerin otobiyografilerini yer, kendi yolunu bu deneyimlerle keskinleştirir. Ödenmesi gereken bedelleri su gibi içer bunu doğal karşılar.
Dans Buluşma gayet taraflı bir kurumdur. Taraf değilsen bertarafsın görüşünü benimser. Adalet, eşitlik ve kardeşlik için yapmayacağı yoktur. Kelek atan kardeşlerinin “ama ben…” ile başlayıp acılar içinde son bulan açıklamalarını yemez. Yaşamda karşısına çıkan her türlü olayı dibine kadar analiz edip, bin farklı açıdan bakar ve öyle karar verir. Ama elbette kardeş kanı içmez. Bol bol su içer; soğuk su bünyeyi hızlı çalıştırır, sıcak su fazla yağları yakar. Dans Buluşma iyilikle enayiliği birbirine karıştırma eğilimini anında sezer, bununla ilgili herhangi bir girişimi asla yemez. “Canııım! siz ne iyi çocuklarsınız” gibi sevişgenlik durumlarında, önce dişlerini sıkar sonra da sıkıntısını içine değil dışına atar. Zaman içerisinde affedebilir belki ancak Dans Buluşma affetse bile hayat affetmez. Asitli, gazlı içecekler içmez. Kırk yılın başında nostaljisine kıyamayıp çamlıca gazoz içer.
Kuruluş Manifestosu
Dans Buluşma İstanbul, yaşamı parmak ucunda çoğaltan herkesin buluşma noktası olabilmek üzere yola çıktı. Modern Dans, Çağdaş Dans ve Dans Tiyatrosu’na yönelik ders, workshop ve proje kapsamlı çalışmalarının yanı sıra seminer ve sinevizyon gösterimleri ile geniş kapsamlı bir hareketi başlatan Dans Buluşma “İstanbul’dan dünyaya açılan beden” olmanın rasyonelini arıyor.Bedenin bedenle, bedenin dünyayla ve bedenin yerçekimiyle ilişkisini araştırmak, gerçeğin ve hayal olanın sınırlarını zorlamak ve en temelde de bedene ait felsefeyi üretebilmenin yolculuğunda, her farklı hareketi ve her farklı düşünceyi yanında ve yolda görmek istiyor.
Ağustos 2002′de kurulan Dans Buluşma, dünyanın sayılı metropollerinden biri olan İstanbul’da, İstanbul’un dinamikleriyle sanat eğitimi ve sanat üretimi ile ilgili ‘başka’ bir sözü söylemek isteyen herkesi stüdyosuna bekliyor.Şimdi gösteri zamanı

